HABER: Turgay Bahadır: Odamda Gizlice Ağladım
Ana Sayfa - Künye - İşbirliği - İletişim
10 Temmuz 2009 Cuma 07:34  

 
 
HABERLERDE ARA:
 
Turkcell Süper Lig    Bank Asya 1. Lig    2. Lig    3. Lig    Fortis Türkiye   Şampiyonlar Ligi    Dünya Ligleri    Dünya Kupası
 

Önceki Haber

Haber Yayın Tarihi: 01 Aralık 2008 Pazartesi Saat 18:03

Sonraki Haber

TURGAY BAHADIR: ODAMDA GİZLİCE AĞLADIM


Haber: Turgay Bahadır: Odamda Gizlice Ağladım
Resmi büyütmek için tıklayın
 

A Milli Takım Kadrosuna Davet Edilmesine Rağmen, Daha Önce Avusturya Ümit Milli Takımı'nda Oynadığı İçin Çıkartılmak Zorunda Kalan Kayserispor'un Forveti Turgay Bahadır Tam Saha'ya Konuştu:

 
A Milli Takım kadrosuna davet edilmesine rağmen, daha önce Avusturya Ümit Milli Takımı'nda oynadığı için çıkartılmak zorunda kalan Kayserispor'un forveti Turgay Bahadır TAM SAHA'ya konuştu:

"ODAMDA GİZLİCE AĞLADIM"

Viyana'da doğup büyüyen ve Trabzonlu bir baba ile İzmirli bir annenin 3 çocuğundan biri olan Turgay Bahadır futbol hayatını geçtiğimiz sezonun başına kadar Avusturya'da sürdürdü. Tolunay Kafkas'la karşılıklı oynadığı bir maç kariyer çizgisinin yönünü Kayserispor'a çevirdi. Geçtiğimiz sezon orta sahanın kanatlarında son 30 dakikaların oyuncusuyken bu sezona çok farklı bir kimlikle damgasını vurdu. Hiç beklenmedik bir mevkide görev alıp hem Fenerbahçe'ye hem de Beşiktaş'a attığı gollerle başarılı bir santrfor olarak karşımıza çıktı. Türk Milli Takımı'nda oynama hayali suya düşünce gözyaşlarını tutamadı. Şimdi geleceğini Avusturya Milli Takımı'nda arıyor ve bir gün yeniden Avrupa'da oynamak istiyor.

Futbol Federasyonu'nun resmi dergisi Tam Saha'ya röportaj veren Turgay Bahadır'ın futbol yaşantısı ile ilgili açıklamaları şöyle:

FUTBOL HAYATIM BAŞLARKEN BİTECEKTİ

Futbol hayatın nasıl başladı?

-Her zaman ilk tercihim futbol oynamaktı. Tabii sokakta başladı futbola düşkünlüğüm. 9 yaşındayken Viyana'da bir kulübe kendim yazıldım. Red Star Penzing adlı kulüpte 14 yaşıma kadar oynadım. Orada ilk antrenmana çıkıp topa ilk dokunduğumda, "Bu iş bana göre değil, futbola sokakta devam etsem daha iyi olacak" demiştim. İlk defa böyle bir ortamdaydım ve açıkçası ürkütmüştüm. Belki de futbol hayatım o gün başlamadan bitecekti. Antrenman sonrası hocama, "Ben bir daha gelmeyeceğim" dedim hatta. O da bana, "Yine gelmelisin. Senin için çok iyi olur" deyince kabul ettim. Hâlâ unutamam o anları. Bir hafta sonra ilk maça çıktım. O gün çok iyi oynadım ve kendime güvenimi kazandım.

O yaşlarda hayran olduğun futbolcular kimlerdi?

-O yaşlarda en sevdiğim futbolcu Rivaldo'ydu. Sonra Zidane geldi. Henry benim için çok önemliydi. Onlar gibi olmak isterdim hep. Ayrıca babam Trabzonlu olduğundan, sıkı bir Trabzonspor hayranıydı. Dolayısıyla ben de fanatik bir Trabzonsporluydum. Bütün maçlarını seyrederdik ve Hami'ye hayrandım.

Avusturya'da hangi kulüplerde oynadın ve profesyonel futbola geçişin nasıl gerçekleşti?

-Red Star Penzing'den 14 yaşındayken FC Vienna takımına geçtim. FC Vienna, Avusturya'nın en eski takımıdır. 16 yaşındayken orada gençlerde şampiyon olduk. Şampiyonluktan sonra 16 yaşında Rapid Wien'e geçtim. 17, 18 ve 19 yaş kategorilerinde oynadım. Profesyonel olarak 2. Lig takımı Austria Lustenau'ya transfer oldum. 22 yaşıma kadar oynadığım bu takımdan da SC Schwanenstadt'a geçtim.

Avusturya'da altyapı eğitimi nasıldı? Nasıl değerlendiriyorsun oradaki futbolu?

-Avusturya'da altyapıya çok önem veriyorlar. Çok yetenekli oyuncular da var. Ama bir seviyeye gelince bırakıyorlar kendilerini. Futbolcular kendilerini ilerletemiyor. Oldukları gibi kalıyorlar.

Avusturya'da futbolcuların kendilerini daha ileriye götürememelerinin sebebi ne?

-Bence bu onların hayat standardındaki rahatlıktan kaynaklanıyor. Hayatı olduğu gibi kabulleniyorlar, çok büyük hedefleri yok. Yetenekli futbolcular açısından ilerisi için çok iyi bir örnek, yıldız futbolcu yok. Türkiye'ye gelen yabancılar Avusturya'da hayatta oynayamaz mesela. İnsanlar futbola çok fazla ilgi göstermiyor. Türkiye'deki gibi gelişmiş bir futbol ekonomisi de orada yok. Türkiye'deki paraları orada alamazlar.

Futbol anlayışı açısından baktığında ne farklar görüyorsun?

-Futbol açısından baktığımızda Türkiye'de oynanan futbol daha üst seviyelerde. Avusturya futbolu az önce bahsettiğim gibi gelişemiyor. Daha çok da defansa dayalı bir futbol anlayışı hâkim.

TOLUNAY HOCA BENİ KARŞILIKLI OYNARKEN BEĞENDİ

-Avusturya'da şimdiki teknik direktörün Tolunay Kafkas'a karşı oynadığını biliyoruz. Kayserispor'a gelişinin ilk adımları orada atıldı sanırım. Tolunay Hocam o sezon Admira Mödling'de oynuyordu ve çok iyiydi. Avusturya'ya transfer olan en iyi yabancılardan biriydi ve yılın futbolcusu seçilmişti. Ben de Austria Lustenau'da oynuyordum. Onunla karşılıklı oynadığımız bir maçta gol attım. Tolunay Hocamla Avusturya'da görüşmeyi daha sonra da sürdürdüm. Bana "Bir takımın başına geçince seni mutlaka alacağım" demişti. Kayserispor'a gelince de dediğini yaptı.

Avusturya'da kalmak istemedin mi ya da başka kulüplerden teklifler yok muydu?

-Türkiye'ye gelmek istiyordum. Daha önce de Türkiye'den teklifler almıştım ama o zamanlar pek sıcak bakmamıştım. "Henüz erken" demiştim. Şartlarımın uygun olmadığını, kendimi biraz daha geliştirmem gerektiğini düşünüyordum. Sonrasında Tolunay Hoca çağırınca Kayserispor'a gelmek istedim.

A Milli Takım kadrosuna davet edilmene rağmen, daha önce Avusturya Ümit Milli Takımı'nda oynadığın için çıkartılmak zorunda kaldın. Oraya önce çağırılıp sonra oynayamayacağını öğrenmek sende nasıl duygular uyandırdı?

-A Milli Takım'a çağrılma haberi beni çok heyecanlandırdı. Ama prosedür gereği oynayamadım ve çok üzüldüm. Çağrılmam benim için çok büyük bir adım olmuştu. Aslında durumu biliyorduk. Fatih Hoca ile de konuştuk, "Şansımızı deneyelim, olursa olur" dedi. İlk gün rejenerasyonla geçti, ikinci gün çift kale maç yaptık. Oldukça renkli ve sıcak bir ortamda geçti antrenmanlar. Takıma uyum sağladım. Ama olmadığını, oynayamayacağımı öğrenince çok üzüldüm. Bana kampta kalabileceğimi, idmanlara da devam edebileceğimi söylediler. Ancak moralim çok bozulmuştu, odamda ağladım da hatta. Bu moral bozukluğuyla kamptan 2-3 saat içinde ayrıldım.

Avusturya'da ümit milli olduğun dönemde Türkiye'den teklif almamış mıydın?

-2. Lig'de oynarken Avusturya Milli Takımı için beni izlemişler. Türkiye'den değil de oradan teklif gelince oynadım. Daha sonra bir turnuva için Türkiye Ümit Milli Takımı'na çağrıldığımı duydum ama bir kere Avusturya formasını giymiştim.

Bundan sonra neler yapacaksın? Avusturya Milli Takımı'nı düşünür müsün?

-Bundan sonra Avusturya Milli Takımı'ndan teklif gelirse tabii ki kabul edeceğim. Milli takımda oynamak futbolcu için çok önemli. Hatta Avusturya-Türkiye maçı için yedek listede yer aldım. Eğer aday kadrodan çıkan oyuncu olursa beni de asıl kadroya alacaklardı.

BEYİN OLARAK İYİ HAZIRLANDIM

Kayserispor'da geçtiğimiz sezon 34 lig maçının sadece 20'sinde oynamışsın. Maç başına aldığın ortalama dakika da sadece 34. Bu sezonki performansıyla Milli Takım kadrosuna davet edilen bir oyuncu için geçtiğimiz sezondaki düşük performansını neye bağlıyorsun? Bu sezon senin için neler değişti de bu derece ön plana çıkabildin?

-İlk geldiğim sezon benim için alışma ve konsantrasyon dönemi oldu. Farklı bir lige geliyorsunuz, alışmak, tanımak biraz zaman istiyor. Hafif sakatlıklarım da oldu. Ama bu sezon başı hazırlık dönemim çok iyi geçti. Bir idmanı bile kaçırmadım. Çok çalıştım. Allah çalışana veriyor. Yaşım 24 oldu, artık iyi futbol için zamanım geldi diye düşündüm. Futbol beyinde bitiyor. Beynin güçlü oldu mu bünyen de güçlü oluyor. Hemen pes etmeyeceksin, bir şans buldun mu değerlendireceksin. Yedekte oturduğunda değerli zamanlarını harcamış olursun. Güçlü kafa ve çalışmayla elinden gelenin en iyisini yapacaksın. Ben de bunu uygulamaya çalışıyorum. Ve bu sezon işler iyi gidiyor.

İlk geldiğinde neleri farklı buldun, hangi konularda zorlandın? Kayserispor'a uyumda sorun yaşadın mı?

-Arkadaşlık olarak ya da takımla ilgili sorunlar yaşamadım. Antrenmanlara alışmak biraz zaman aldı. Burada çok daha yoğun antrenman yapılıyor ve oldukça sert geçiyor. Türkiye'de futbol daha sert, daha çabuk oynanıyor. Bunlara alışmak için çabaladım.

Geçtiğimiz sezon seni orta sahanın kanatlarında oynarken izlemiştik. Bu sezon ise iki santrfordan biri olarak görev alıyorsun. Gerçek mevkiin hangisi, sen hangi bölgede oynamaktan mutlusun?

-Tolunay Hocam sezon başında, "Forvet olarak nasıl oynarsın?" diye sordu. Ben de "Tabii ki iyi olur, denemeliyiz. Belki gol atmakta sıkıntı yaşayabilirim. Çünkü golcü bir oyuncu değilim" dedim. Ama gol atma meziyetlerim de var. Sonuç olarak deniyoruz. Yeni mevkiimde daha da iyi olabilirim. Bundan sonra da futbola forvette devam etmek istiyorum. Yerimi seviyorum ve alıştım.

Kendi futbol anlayışını nasıl değerlendiriyorsun? Ne tür futbol oynamaktan zevk alıyorsun?

-Fizik olarak avantajlıyım, güçlüyüm. Ama her şeyden biraz var. Topu iyi kullanabilirim, tekniğim de fena değil. Hızlı ve öne doğru oynamayı seviyorum. Topu aldım mı ilk düşüncem ileri doğru gitmek. Hırslı bir futbolcuyum. Her zaman kazanmak istiyorum. Ronaldo gibi çalım atmaya çalışmıyorum. Kolayını yapmak ve bir an önce hedefe gitmek istiyorum. İki-üç çalım atıyorsun, sonunda gol gelmeyince bir anlamı olmuyor. Tabii Ronaldo çalımını atınca gole de çeviriyor. O bakımdan ne yapabiliyorsam onu yapıp gole gitmek amacındayım. Önce takımım için oynamayı seviyorum. Futbol bir takım oyunu, bunu hiç bir zaman unutmamak gerekiyor.

HIZLI KOŞAN BİR FUTBOLCUYUM. FULELİ TABİR EDİLENLERDEN BİRİSİYİM, UZUN ADIMLARLA GİDİYORUM

Yeni bir santrfor olarak futbolunda eksik bulduğun yönler var mı?

-Futbol için en uygun yaşlara geldim. 24 yaşındayım. Eksikleri fazla ön plana almıyorum da daha iyi yapabileceğim şeyleri önüme hedef olarak koyuyorum. Kafa toplarında daha iyi olabilirim mesela. Gol vuruşlarımı daha da geliştirebilirim.

Bugün için beğendiğin oyuncular kimler?

-Orta sahadan forvete geçince beğendiğiniz futbolcular da değişiyor tabii. Ama başta da söylediğim gibi Henry'yi çok beğeniyorum. Türkiye'de ise Semih çok değerli bir futbolcu. Az önce bahsettiğim gibi yedek kaldı ama çok sabretti ve istediği yere geldi. Kafa olarak güçlü kaldı ve eline geçen şansı da iyi değerlendirdi. Yine görüyoruz, takımı için oynuyor, hem gol atıyor hem de attırıyor.

Futboldaki hedeflerin neler?

-Yine Avrupa'da oynamak istiyorum. İlk olarak istediğim yer İngiltere. Fransa ve Almanya Ligleri de yine oynamak istediğim ligler.

KAYSERİSPOR'DA KALİTELİ OYUNCU ÇOK

Kayserispor'u nasıl değerlendiriyorsun bu yıl? Takım arkadaşların hakkında ne düşünüyorsun?

-Kayserispor'un durumu bu sezon iyi. Takımda büyük bir potansiyel var. Mehmet Topuz en değerli futbolcumuz, bunu herkes biliyor. Defansımız çok iyi. Aydın Toscalı ve Toledo çok tecrübeli futbolcular. Ragıp ağabey, Cangele, Aghahowa gibi kaliteli oyuncularımız var. Saidou gibi şampiyonluk yaşamış bir futbolcuya sahibiz. Onun topu çok sakin kullanmasını beğeniyorum. Mehmet Eren'in stili hiç kimsede yok. Takım ruhu var Kayserispor'da. Arkadaşlık, dostluk çok iyi. Mehmet Eren ve Saidou ile de özel bir dostluğumuz var.

Mevkiini değerlendirdiğinde rekabet var mı takım içinde?

-Var elbette. Ama iyi olan, iyi antrenman yapan oynuyor.

Bir forvet olarak sezon sonuna kadar hedefin ne?

-Yıllardan beri forvet oynuyormuş gibiyim. Mevkiime çabuk alıştım. Ligi bitirene kadar 10 gol atmak istiyorum. Kendimi o zaman başarılı olarak kabul ederim.

Bu sezon oldukça iyi bir başlangıç oldu senin için. Zorlu Fenerbahçe deplasmanında gol attın ve farklı bir galibiyet aldınız, o maçta neler yaşandı?

-Fenerbahçe maçından önce PSG maçında zaten oldukça iyiydik. Kadıköy'de de iyi futbol oynayacağımızdan emindik. Ama sonucun böyle olacağını düşünmemiştik. Maç bitince seyircinin bizi alkışlayıp tezahüratta bulunması tüylerimizi diken diken etti. Böyle güzel olaylar sadece İngiltere Ligi'nde yaşanır sanıyordum. Çok şaşırdım. Maç sonrasında da soyunma odası çok eğlenceli ve müthişti.

Beşiktaş karşısında da 3 puanı getiren golü attın...

-Beşiktaş maçında kendi seyircimiz önünde oynuyorduk ve son dakikalarda golü bulmam beni çok heyecanlandırdı. Böyle zorlu bir maçta seyircimizi mutlu etmek de ayrıca güzeldi.

Anadolu takımları bu sezon ligde üst sıraları zorluyor. Anadolu'dan bu sezon şampiyon çıkar mı?

-Bence artık Anadolu'dan bir takımın şampiyon olmasının zamanı geldi. Bu sezon da olabilir. Ama önümüzdeki sezonlarda şansları çok daha yüksek olacak. Buna her şeyden önce inanmak lâzım.

KAYSERİ FUTBOLCU İÇİN 10 NUMARA BİR YER

Viyana'dan sonra Kayseri'ye alışabildin mi? Daha önce sık sık Türkiye'ye gelir miydin?

-Ailemle Türkiye'ye tatillerde gelirdik. Ama Kayseri'ye geldiğim ilk yıl alışma süreciydi. Artık alıştım. Kayseri şehrini çok seviyorum. Futbolcu için 10 numara bir yer. Sadece futbola konsantre oluyorsun. Zaten genelde takım arkadaşlarımızla beraberiz.

Özel yaşantında zorluk yaşıyor musun? Evliliği düşünüyor musun?

-Şu an bir kız arkadaşım var. Kendisi Boşnak ve Paris'te hukuk eğitimi görüyor. Avukat olmak istiyor. İlişkimiz başlayalı bir yıl kadar oldu. İlerisi için ciddi şeyler düşünüyoruz.

Avusturya'da ailen, Fransa'da kız arkadaşın var ve sen Kayseri'desin. Zor olmuyor mu?

-Uzak olmak bazen zorluk yaşatıyor. Ama o şu an yoğun biçimde dersleriyle, okuluyla ilgileniyor. Ben de burada sıkı bir şekilde futbolla ilgileniyorum.

Futbol dışında neler yapıyorsun?

-Evde DVD film seyrediyorum. Aksiyon ve dram filmlerini seviyorum. Her futbolcu gibi PS oynuyorum.

01.12.2008 18:03 [1550012]


Daha fazla haber
Almanya haberleri
Avusturya haberleri
Fenerbahçe haberleri
Fransa haberleri
İngiltere haberleri
İzmir haberleri
Kadıköy haberleri
Kayseri haberleri
Kayserispor haberleri
Trabzon haberleri

Önceki Haber

Bu Haberi Arkadaşına Gönder
Haberi Yazdır

Sonraki Haber

 
 
Ad Soyad:
E-Mail:
 
  Haber Yorumlarınız

Tüm yorumlar için tıklayın

 
"Turgay Bahadır: Odamda Gizlice Ağladım" haberi ile ilgili okuyucu yorumları:
Bu habere henüz hiç yorum yazılmamıştır.
Haberle ilgili düşüncenizi buraya yazmak için,
soldaki 'Bu Habere Yorum Yaz' formunu kullanabilirsiniz.
 
FotoGaleri

Tüm Spor Fotogalerileri

 
Yeni TV Yıldızımız: Aida Yespica   -
Sezona Damga Vuran Transferler -
Beşiktaş'ın Gurur Gecesi -
 
  En Çok Okunan Spor Haberleri
 
1.Fenerbahçe, Almanya'da Kampa Giriyor 
2.100 Metre Sırtüstünde Dünya Rekoru 
3.Delgado'nun Sözleşmesi Dondurulabilir 
4.Altılı Ganyan 11.787,58 Tl İkramiye Verdi 
5.Cavcav, Troisi'yi Eve Kapattı 
6.Maçtaki Dirsek Pahalıya Mal Oldu 
7.Nba Yıldızı Marıon'a Takas Yoluyla Transfer 
8.Gaziantep Büyükşehir Belediyespor, Kalesini Bora Sevim'e Emanet Edecek 
9.Kartal'ın Gurur Gecesi 
10.Kurbağalamada Dünya Rekoru 
11.Denizli'den Tabata'ya Yeşil Işık 
12.Kafkas: Mehmet Topuz F.B'de Başarılı Olabilir 
13.Darius Washington Galatasaray Cafe Crown'da 
14.Delgado'dan İyi Haber 
15.Fenerbahçe, Almanya'da 4 Hazırlık Maçı Yapacak 
16.Gordon Schildenfeld Kiralandı 
17.Bursaspor'dan Kombine Bilet Uyarısı 
18.Galatasaray, Yeni Sezon Hazırlıklarını Sürdürdü 
19.Başpehlivanlar Karamürsel'de Güreş Tutacak 
20.Fenerbahçe'de 3 Oyuncu Sağlık Taramasından Geçti 
 
 
(C) 2006-8 Haberler.Com Hakkımızda - İletişim
Yeni Medya Elektronik Yayıncılık Ltd Şti.
Haberler.Com, AA Anadolu Ajansı Abonesidir  Haberler.Com, İHA İhlas Haber Ajansı Abonesidir  Haberler.Com, ANKA Ankara Haber Ajansı Abonesidir  Haberler.Com, DHA Doğan Haber Ajansı Abonesidir  Haberler.Com, CİHAN Haber Ajansı Abonesidir   Haberler.Com, İMD üyesidir   
Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan diğer haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
10.07.2009 07:34:37. Buradasınız: HABER: Turgay Bahadır: Odamda Gizlice Ağladım - haber: turgay bahadır: odamda gizlice ağladım

Ana Sayfa - Son Dakika - Güncel - Ekonomi - Politika - Dünya - Spor - Yaşam - Kültür - Magazin - SMS-Haber