Haberler    ANA SAYFA    HABER    SPOR    KADIN    GAZETELER    HAVA DURUMU    OYUN    FOTOGALERİ    SEÇİM SONUÇLARI  
Ana Sayfa - Künye - İşbirliği - İletişim
27 Mayıs 2012 Pazar 02:47  
 
HABERLERDE ARA:
Bursaspor Bursaspor
Trabzon Trabzon
Kayseri Kayseri
Beşiktaş Beşiktaş
Fenerbahçe Fenerbahçe
İstanbul BŞB İstanbul BŞB
Galatasaray Galatasaray
Karabükspor Karabükspor
Bucaspor Bucaspor
Konyaspor Konyaspor
G. Birliği G. Birliği
Antalya Antalya
Ankaragücü Ankaragücü
Sivas Sivas
Gaziantep Gaziantep
Kasımpaşa Kasımpaşa
Eskişehir Eskişehir
Manisa Manisa
 

Önceki Haber

Haber Yayın Tarihi: 15 Ekim 2010 Cuma Saat 19:38

Sonraki Haber

Aykut Kocaman'dan Niang Açıklaması


Haber: Aykut Kocaman'dan Niang Açıklaması
Resmi büyütmek için tıklayın
 

Fenerbahçe Futbol Takımı'nın teknik direktörü Aykut Kocaman, sakatlığı bulunan oyuncu Niang'ın Konyaspor maçında oynama ihtimali hakkında, "Niang için ne oynamayacak ne de oynayacak diyebiliriz.

Fenerbahçe Futbol Takımı'nın teknik direktörü Aykut Kocaman, sakatlığı bulunan oyuncu Niang'ın Konyaspor maçında oynama ihtimali hakkında, "Niang için ne oynamayacak ne de oynayacak diyebiliriz. Ancak oynama ihtimali daha yüksek" dedi.

FB TV'de yayınlanan "Teknik Analiz" programına konuk olan Aykut Kocaman, Milli Takımın aldığı sonuçlar nedeniyle oyuncuların bozulan morallerine, sakatlıklara ve oyun anlayışına kadar bir çok konuda açıklama yaptı.

"MİLLİ TAKIMA OYUNCU GÖNDERMEK KULÜP İÇİN İYİ"

"Konyaspor maçı hazırlıkları devam ediyor ancak çalışmalar Milli Takım arasında sınırlı kadroyla devam etti. Artık takım tamamlandı. Şu an çalışmalar nasıl gidiyor" şeklindeki bir soruya Aykut Kocaman, "Burada iki önemli nokta var ki bunlardan biri; Milli Takıma çok oyuncu göndermek kulüp için çok iyi bir şey. Bu anlamda kalan oyuncu sayımızın az olmasından şikayet etmenin anlamı yok. Sonuçta takımın kalitesini belirleyen önemli göstergelerden bir tanesidir bu. Olayın diğer tarafına bakarsak, çalıştığımız oyuncu sayısının az olması bir sonraki hafta için bizim dezavantajımız oluyor. Genel anlamda bakacak olursak olabildiğince iyi değerlendirmeye çalıştık bu arayı. Daha önce de söylediğim gibi, antrenörler bu araları futbolcularına yükleme yapmak için fırsat olarak görürler. Futbolcular da bu dönemi tam tersi olarak bir dinlenme dönemi olarak görürler, rehavet havasına bürünürler. Bu işte profesyonel olanlar, bu ikisini ortalamaya çalışıyorlar. Biz de ilk haftayı böyle geçirdik. Bu arada bir de Batman ziyaretimiz oldu ki bu da genç oyuncularımızı test edebilmek için bir fırsat oldu. En güzel tarafı da bütün oyuncularımın bu maça hazırlık maçı olarak değil de ciddi bir karşılaşmaymışçasına hazırlanmaları ve maçta da böyle oynamaları oldu. Bu, benim açımdan oldukça olumlu oldukça sevindiriciydi. Bu günler, tam kadro olarak Konya maçına hazırlanmamız gereken dönem. Hem kendi milli takımımızdan dönen oyuncuların demoralize oluşu, diğer takımlardan gelenlerin de bazı sakatlıklar yaşamış olmaları biraz keyfimizi kaçırdı" diye yanıt verdi.

"PROFESYONELLER KENDİ YARALARINI SARABİLMELİ"

"A Milli Takımımızdan dönen ve morali bozuk olan oyuncularımızın takıma adapte olabilmeleri adına neler yapıyorsunuz?" şeklindeki bir soruda ise Aykut Kocaman, "Milli Takıma giden oyuncularımız, aynı zamanda bizim takımımızın en tecrübeli oyuncuları ve morallerinin bozuk olduğu bu dönemde onlarla yakından ilgilenip, bazı konuşmalar yapıyorum. Özer biraz daha ayrı ama Emre, Gökhan, Volkan oldukça tecrübeli oyuncular. Benim her zaman söylediğim bir şey var ki; 'Profesyoneller, kendi yaralarını kendileri sarmayı becerebilmeliler.' Benim oyuncularım da kulüpleri ile milli takımı ayırt edebilecek oyuncular. Milli maçlar bitti ve artık lig maçları başlıyor. Artık önemli olan bu maçlar. Biz de tabii ki onlara bu konuda yardımcı oluyoruz" dedi.

"DAHA İYİ DURUMDAYIZ"

Sakatlıklar hakkında ise Kocaman, "Milli Takımlardan sakatlıklar yaşayarak dönen oyuncularımız var ve bu oldukça sıkıntı yaratan bir şey. Berk'in ayak bileğinde sorun vardı onu da eklersek, Niang'ın sağ diz iç yan bağlarında kısmi yırtık, Gökhan Ünal'ın ayak başparmağında sorun, Selçuk zaten bir süre takımda yer alamayacak, Dia grip oldu, Lugano bağırsak enfeksiyonu geçiriyor, Stoch'un sol ayak bileğindeki sakatlık Milli Takımda nüksetti. Guiza ameliyat oldu. Uğur Boral takıma katıldı ancak henüz tam olarak döndü diyemiyoruz. Stoch, katıldığı ilk antrenmanda iyiydi. Onun ciddi bir sorunu yok. O sevindirici. Uğur Boral ciddi ve uzun süreli bir sakatlık yaşadı. O kadar uzun süren bir sakatlıktan sonra toparlanma süreci biraz zaman alacaktır. İlk 11'de yer alması için çok erken. Bu konuda Uğur'un da sabırlı olması gerekiyor. Form tutması uzun sürebilir. Başta çok iyi gibi gelir ancak sonra performans düşüş gösterir, sonrasında tekrar olağan haline döner" diye konuştu.

"Sezon başından itibaren gönül rahatlığıyla tam takım olarak çalışamadınız. Karşınızda genelde kabarık bir sakat listesi oldu. Sakatlığı olan oyuncular listesine baktığınızda neler düşünüyorsunuz?" şeklindeki bir soruya ise Kocaman, "Şu andaki liste çok da olumsuz değil. Artık Fenerbahçe takımı, sezon başına göre hem uyum olarak hem kondisyon olarak hem ruhsal olarak daha iyi durumda ve bu sakatlık durumları sezon başına göre daha çabuk atlatılabiliyor" şeklinde yanıt verdi.

Kocaman, Niang'ın durumu hakkında ise, "Niang için ne oynamayacak ne de oynayacak diyebiliriz. Ancak oynama ihtimali daha yüksek. Semih ile ilgili bir şey söyleyemiyorum, dizine darbe aldığını duydum, doktor kontrolünde bugün ve yarın antrenmanlara çıkacak. Gökhan Gönül'ün bugün için herhangi bir sakatlığı, oynamama ihtimali yok. Gökhan Ünal, Konyaspor maçında kesin olarak yer alamayacak" diye konuştu.

"KAZIM'I FORVET OLARAK DÜŞÜNÜYORUM"

"Sizin hep söylediğiniz şeyin sahaya da yansıdığını görüyoruz. 'Benim için önemli olan futbolcunun performansıdır, hak ederse formayı alır' diyorsunuz. Örnek olarak Kazım'ı verebiliriz. Kazım hem kadroda hem Batman maçında oynadı… Niang sorun yaşadığında Kazım'ı forvet olarak düşünebilir misiniz?" şeklindeki bir soruya ise Kocaman, "Evet, kesinlikle. Performans benim için çok önemli. Sadece ben değil tüm antrenörler oyuncularını seçerken buna çok dikkat ederler. Ama bununla beraber şunu da bilmeliyiz ki; ne futbolda ne hayatta hiçbir zaman yüzde 100 adalet söz konusu olamaz. Yani performans tek başına her zaman yeterli olmayabilir. Pek çok şeyin bir arada olması gerekiyor. Antrenmanlara olan ilgi, kendini geliştirmek çok önemli. Kazım sezon başından itibaren bir takım hataları olmasına karşın antrenman düzenine devam etti, iyi çalıştı. Pozisyon olarak da forvetin merkezinde her zaman faydalanacağımız bir oyuncu. O pozisyonda Kazım'ın kanattan daha iyi oynayabileceğini düşünüyorum" diye konuştu.

"STOCH DAHA İYİ OLACAK"

Sezon başındaki sakatlıklardan ve eksiklikleri dile getiren Kocaman, "Oyun anlayışımıza göre; önde oynayacağız, baskı yapacağız, çok koşacağız, baskı kuracağız. Bunların olması için de çok koşmak, güçlü olmak gerekiyor. Sezon başında bu çalışmaların yapıldığı kampa genç oyuncularla birlikte 19 oyuncu katılmış. 4'ü kaleci, 4'ü genç oyuncularımız. Gökhan, Okay, Hasan ve Berk de gençlerimiz. O kadar çok katılamayan vardı ki; Alex, Emre, Santos, Stoch bunlar kampın bir bölümünde vardı. Güiza, Mehmet Topuz, Uğur Boral, Özer Hurmacı hiç katılamadı kampa. Bir de kamp bittikten sonra gelenler var Gökhan Gönül, Lugano, Niang, Yobo, Serkan. Takımın ilk 11'ini oluşturan birçok isim kampa katılamadı.PAOK maçının ilk 11'ine ve son oynadığımız Gençlerbirliği maçının kadrosuna bakacak olursak Gökhan Gönül gibi Lugano gibi Mehmet Topuz gibi hiç katılmamış; Alex gibi bir bölüme katılmış bir bölüme katılmamış oyuncularla çıkmıştık. Young Boys maçına baktığımızda bambaşka bir tablo var. Volkan, Emre ve Alex var orada. Gençlerbirliği kadrosuyla Young Boys kadrosunu karşılaştırdığımız zaman yalnıza 3 oyuncu var iki kadroda da yer alan. Young Boys maçında ideal kadromuzun yalnızca 3 oyuncusu kadroda yer alabildi. Diğerleri kampa katılamayan, eksikleri olan oyunculardı. Bu tablolara bakınca tam takım olarak çıktığımız çok az maç görüyoruzb Evet, Bilica ve Cristian uzun süre yer aldı. Bugün oynayan kadroya baktığımızda Emre ve Alex'in durumu şöyleydi: Emre 2. periyotta rahatsızlığı dolayısıyla İstanbul'a geldi. Alex de 2. yarıda yoktu. Alex, o maça yalnızca 10-11 günlük antrenmanla çıktı. Fizik kalitesi olarak bariz bir fark var takımda şuan. Bunları çok konuşmayı sevmiyorum, bahaneler yaratmanın anlamı yok derken geçmişten ders çıkarmak gerektiğini de fark ediyorum. Buradaki en önemli hata; sezon başındaki planlamaydı. Takımın ana yükünü taşıyacağını, ilk 11'in kemik kadrosunu oluşturabileceğini Mehmet Topuz, Gökhan Gönül, Özer gibi oyuncuların o dönemde hiç faydalanamayacağımız şekilde olması ve çalışmalara katılamaması büyük sıkıntı yarattı. Bu da planlamalarda bir takım hatalar yaptığımızı gösteriyor. Pek çok şeyi başından itibaren net olarak oturtamadık. Issiar Dia gelir gelmez sakatlandı, Yobo aynı şekilde; Niang şuan sakat, Lugano Milli Takımdan geç geldi şu an da enfeksiyon geçiriyor, Stoch da Dünya Kupası'ndan geldi ve şu an ciddi olmamakla birlikte sakatlık geçirdi. Stoch önümüzdeki haftalarda gerçek gücünü performansını daha da iyi bulacak ve Niang ile Dia'nın yanındaki yerini alacaktır" diye konuştu.

"Mehmet Topuz GERÇEK BENLİĞİNİ BU SEZONDA GÖSTERECEK"

"Niang, Dia ve Stoch üçlüsünü bir türlü bir arada oynatamadınız. Bu anlama bir şanssızlık yaşadığınızı düşünüyor musunuz?" şeklindeki bir soruya ise Kocaman, "Evet, fakat ufak bir saptama da yapmak lazım. Yapılan transferler aslında 6 ay 1 yıl sonra asıl benliklerini bulurlar. Niang'ın yüksek tecrübesi ve kalitesiyle takıma hemen uyum sağlaması bir istisna tabii ki. Mehmet Topuz, gerçek benliğini asıl bu sezondan itibaren gösterecek. Ben onu da bu senenin transferi olarak düşünüyorum. Özer için de aynı şey geçerli. Stoch ve Dia için de aynı şeyleri söyleyebiliriz. Uyum denen şey oyuncuların 5-6 ay içinde buldukları gerçek benlikleridir, yükselişe geçişleridir" diye cevap verdi.

"Cristian'ın performansındaki gözle görülür düşüşten sonra siz Selçuk'u tercih ettiniz. O bölgede Mehmet Topuz'u düşünüyor musunuz?" şeklindeki soruya ise Kocaman, "Evet; Cristian, Mehmet Topuz bir de Gökay üçlüsü arasında düşünüyorum. Umarım en doğru kararı veririz" diye yanıt verdi.

"GENÇLER ÇIKIŞ GİBİ DÜŞÜŞ DE YAŞAYABİLİR"

"Gençlerle ilgili biraz abartı yapıldığını düşünüyor musunuz?, Yani Okan bir maçta oynadı iyi de oynadı ve onu her maçta görmek istiyoruz. Bu biraz abartı mı oluyor?" şeklindeki soruya ise Kocaman "Evet, bu durum diğer gençlerimiz gibi Stoch için de geçerli. Fırsat verildiği ve başarılı olukları zaman her zaman yer verilsin istiyorlar. Ancak ilk maç belirlemede yeterli olmuyor. 5-6 ay boyunca çalışmak gerekiyor konu üzerinde. Ruhsal, fiziksel her konu dikkate alınmalı. Ruhsal olarak ezilmemeleri, büyük beklentiler içine sokulmamaları gerekiyor. Takıma yavaş yavaş monte edilmeleri gerekiyor. Çıkış yaptıkları gibi düşüş de yaşayabilirler. Bu durumdan onları uzak tutmak gerekiyor. Dışarıdan yapılan transferlerin size uyum sağlaması daha uzun daha zor bir süreci gerektiriyor. Bu yüzden kendi alt yapımızdan gelen oyunculara şans vermemiz, onları eğitmemiz gerekiyor" diye konuştu.

"TAHMİN EDİLEBİLİR OLMALIYIZ"

Sezon içindeki kırılmaları ise Kocaman, "Sezonun istatistiklerine baktığımızda kırılma oranımız çok fazla. 2009-10'a baktığımızda ilk 8 haftada 8 galibiyetle müthiş bir çıkış yaşadık. Son 11 haftada 9 galibiyetimiz 2 beraberliğimiz var. Son beraberliğimiz Trabzonspor beraberliği. Geçen sezon ilk 8 haftada 3 gol; son 11 haftada yediğimiz gol sayısı bir ve o bir gol bizi şampiyonluktan etti. Müthiş bir grafik bu, inanılmaz yüksek bir kaliteyi sergiliyor bu durum. Baştan 8 sondan 11 maçı göz önüne alırsak bu durum böyle. Arada bir kırılma yaşamışız ve çok sert bir düşüş. 15 maçta ise 6 galibiyet 6 mağlubiyet ve 3 beraberlik toplam 21 puan çıkıyor ortaya. BJK maçından sonra gol yemeyle ilgili bir soru sorulmuştu ve o soruya bir yanıt vermiştim. Bu tablo benim şu an üzerinde en fazla durduğum tablodur. 1 sezon öncesine giderek cevap verelim. Aragones dönemi sezon başlangıcı tıpkı bu sezon gibi. Kötü dönemden sonra bir yükseliş dönemi ve sonra yine düşüş. Bizim gibi büyük takımların oyuna ve rakibe tamamen hükmetmesi gerekiyor bu bir. Maçın, oyunun büyük bölümünü biz belirlemeliyiz, önde oynamalıyız. 2. olarak da; Biraz aha tahmin edilebilir olmamız gerekiyor. Aragones dönemine bakınca sezon başı çok sıkıntılı sonra bir çıkış dönemi var sonra yine düşüş. Geçen sezon, inanılmaz bir başlangıç, 8 maç 8 galibiyet; son maçlarda yalnızca 2 beraberlik ve sürekli galibiyet. 18 maçta 2 beraberlik ve 16 galibiyet inanılmaz bir şey. Bunun tam ortasında da 14 maçta çok olumsuz bir durum 14 maçta 18 puan. (Ankaraspor hükmen galibiyet) Bu puanlarda kümede zor kalırsınız. Hangisi bizim Fenerbahçemiz? Düşünülmesi gereken nokta bu. Daha tutarlı daha tahmin edilebilir bir takım olmalıyız. 18 maçta 16 galibiyet yaşayan takıma doğru geçmesi gerekiyor Fenerbahçe'nin. Büyük takım grafiklerinin oturması gerekiyor artık" diye değerlendirdi.

"DEĞİŞİM VE GELİŞİM SÜRÜYOR"

"Takım antrenmanları dışında oyunculara bireysel programlar da verdiğinizi görüyoruz. Bu konuda ne söyleyeceksiniz? Takım istenen düzeye geliyor mu?" şeklindeki soruya ise Kocaman, "Tabii ki.. Olumlu bir gelişme söz konusu. Tam anlamıyla istediğiniz seviyede mi diye sorarsanız evet diyemem ancak değişim-gelişim var ve devam ediyor ancak henüz istenen seviyede değil. Alışkanlıkları değiştirmek çok zor ve yüksek sürate alışmak da bu anlamda zaman ve çalışma gerektiriyor. İlerleyen zamanlarda antrenmanlarımız daha da artacak. Bunu yapmak zorundayız çünkü dünya üzerinde futbol sadece yüksek kaliteyle değil, sahada daha hızlı olmakla ve daha fazla yer kaplayarak oynanıyor. Maçlardan sonra koşu raporları veriliyor ancak bunlar çok yanıltıcı. Benim gibi futbolu bırakmış bir insan sahada koşmadan, sadece yürüyerek 6 km ortalamayla yürürüm ve 9 km'yi bulur. Esas olan bu koşu mesafeleri değil bu mesafedeki sürat, sprint sayısıdır önemli olan. Bu mesafeleri topla ne kadar yapabiliyorsunuz, bu önemli… Fenerbahçe takımı artık saha içinde çok fazla mesafe kat eden, süratli bir takım olmalı ve olacak da. Bizim çapımızdaki takımların, büyük kulüplerin çok hızlı olmaları ve bu hızı topla yapabilmeleri gerekmektedir. Dünya standardında yüksek seviyelerde olmak için bunu yapmak zorundayız. Topla birlikte yapılan hızdır önemli olan. Biz önde oynayacağız, top bizde olacak, topu etkili kullanacağız, top rakibe geçtiğinde onlara baskı yapacağız ve oyun kurmalarını engelleyeceğiz… Bunu tam olarak sahaya yansıtamıyoruz henüz" şeklinde yanıt verdi.

"Ancak skoru ele geçirdikten sonra bu oyun tarzını deneyebilir miyizYani böyle bir geçiş süreci formülünüz var mı?" şeklindeki soruya ise Kocaman, "Büyük takımlar, oyunun her bölümünde doğru refleksi gösterebilen takımlardır. Esas olanı söyleyecek olursak; 'Biz, sürekli rakibe kendi oyununu dikte ettiren bir takım olmalıyız.

Beşiktaş maçında son 10 dk.da yaptığım değişiklik de buna istinaden yapılan bir değişiklikti. Alex ile Cristian'ı değiştirerek merkezden oluşabilecek delikleri kapatmayı hedeflemiştim. Bu hamleyle orada doğabilecek gol ihtimallerini düşürmekti. Kaldı ki bunu gerçekleştiremedik ve penaltıyla bir gol yedik. Esas gideceğimiz yol her zaman her rakip karşısında kendi oyununu kabul ettiren bir takım olmak" diye yanıt verdi.

"ÖNEMLİ OLAN İLK MAÇTIR"

"Konyaspor, Galatasaray ve Bursaspor olmak üzere 3 maçlık zor bir periyot bekliyor bizi. Önümüzdeki zorlu dönemi bütün olarak mı değerlendiriyorsunuz?" sorusuna ise Kocaman, "Evet, oynayacağımız 3 maçın içinde Galatasaray ve Bursa'nın da olması bizi zor bir dönemin beklediğini gösteriyor. Bu dönemi bütün olarak değerlendiriyorum fakat bunların en önemlisi ki;- her profesyonel için böyledir- ilk maçtır. İlk maç yalnızca 3 puan getirmeyecek Galatasaray ve Bursaspor maçı öncesinde hem moral hem de muazzam bir özgüven getirecektir bize. Şu dönemde bizim en çok ihtiyaç duyduğumuz şey de bu. Gençlerbirliği ve Beşiktaş maçında en net gözüken şeylerden biri özgüvenimizin henüz istediğimiz seviyede olmadığıydı" yanıtını verdi.

Konya maçı ile ilgili olarak ise Kocaman, "Ziya Doğan'ın olması maçın özellikle markaj ve futbol içindeki sertlik oranının biraz daha yüksek olacağını gösteriyor. Topu kullanma kalitemiz skoru belirleyecek. Kendi düşünce sistematiğimin yüzde 5-yüzde10 dışına çıkarak söylemek istiyorum ki; bu maçta oyun düşüncemiz oyun kalitemiz kadar burada sonuç bizim için en önemli olan şey. Çıktığımız yolda bize en önemli desteği sonuçlar veriyor çünkü. Konya'da ne olursa olsun kazanmaya yönelik bir oyun ortaya koyacağız" diye konuştu.

İstanbul / DHA  15.10.2010 19:38 [2322575]




Haberi Paylaş:

Önceki Haber

Bu Haberi Arkadaşına Gönder
Haberi Yazdır

Sonraki Haber

 
  En Çok Okunan Spor Haberleri
 
1.Fenerbahçe'de Şok İstifa 
2.Beşiktaş Çalımbay'la Anlaştı İddiası 
3.Gol Kralı Amatör Kümede 
4.Çalımbay'dan Flaş Açıklama! 
5."Beşiktaş, Çalımbay ile Anlaştı" 
6.Banvit- Anadolu Efes: 72- 77 
7.Finlandiya-Türkiye Hazırlık Maçı 
8.Erzik'ten Koç'a 'Popülist' Cevabı! 
9.Türkiye: 1 - Finlandiya: 1 (İlk Yarı) 
10.Bursaspor'un Eski Gol Kralı Okan Yılmaz Mudanyaspor'u Çalıştıracak 
11.Trabzonspor Asbaşkanı Nevzat Şakar, Transfer Çalışmalarını Değerlendirdi 
12.Türkiye: 2 - Finlandiya: 3 
13."Her Maçta Böyle Oynarsak..." 
14.A Milli Takım Finlandiya'ya Son Dakikada Mağlup Oldu 
15.Şampiyonlar Ligi Kupası, Abramoviç'e Pahalıya Patladı