Ankara Büyükşehir Belediyesi,
Dikmen Vadisi 4. ve 5. Etapta hak sahibi olmayan bazı
Dikmen Vadisi sakinlerinin, dışarıdan gelen militanların da katılımıyla burasını örgütlü bir terör alanı haline getirdiğini belirtti.
Ankara Büyükşehir Belediyesi, bazı grupların Dikmen Vadisi'ndeki Cemevi'yle ilgili açıklamaları ve gösterileri üzerine yaptığı açıklamada, şu görüşlere yer verdi:
"Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak Dikmen Vadisi 4. ve 5. Etapta 1984 sonrası gecekondu yapan ve hak sahibi olmayan bazı Dikmen Vadisi sakinleri, dışarıdan gelen militanların da katılımıyla burasını örgütlü bir terör alanı haline getirmiştir'' denilen açıklamada, hareketi yürüten kişiler şöyle dile getirildi:
"Dikmen vadisinde sadece hukuki değil, her yöntemle savaşacağız", "Dikmen Vadisi'nde yıkmaya kalkarlarsa Ankara ve Türkiye'yi karıştırırız" tarzında terör ve tehdit kokan ifadeleri açıkca kullanarak medyanın dikkatini çekebilmek için üst üste provokasyonlara başvurmaya başlamışlardır. Yasa dışı olarak yaptıkları "Barınma Hakkı Bürosu"nu kaçak olarak inşa etmiş, bilahare polisle ve yıkım ekibiyle çatışma yapmak üzere burada hazırlıklara başlamışlardır.''
Açıklamada, bölgede ne tür bir provakasyonlar yapıldığı şöyle dile getirildi: ''Barınma Hakkı Bürosu önünde bol miktarda lastik, odun, sopa ve benzin stoku yaptıkları görülmüştür. Bilahare düzmece bir senaryo ile barınma evi içerisinde suni bir yangın çıkartılmış ve kendileri tarafından söndürülmüş, olay "kundaklama" olarak basına takdim edilerek bunun Melih Gökçek tarafından yaptırıldığı ifade edilmiştir. Bütün bu olaylar üzerine geçtiğimiz günlerde SES TV'de Dikmen Vadisi hakkında detaylı açıklamalar yapan Başkan Gökçek, "Dikmen Vadisi'nde masum bir hak arayışı yoktur. Her olayda Dikmen Vadisi'ne dışarıdan pek çok eylemci gelmekte ve Dikmen Vadisi'nde maalesef terör estirilmektedir. Bunların içinde silahlı gruplar vardır. İşte İspatı" diyerek TV'de havaya ateş eden kişilerin görüntülerini göstermiş ve ayrıca ağzı, yüzü kapalı elinde sapan taşı ve sopalı kişilerin görüntülerine yer vermişti. Ayrıca, aynı TV Programında, Vadi içinde biriktirilen lastik ve odunlar teşhir edilmiş Melih Gökçek, "Alınan istihbaratlara göre olayları provoke etmek maksadıyla gecekonduların arasında bulunan bir Cemevi'nin de kundaklanabileceği" yönünde duyumlar aldığını TV'den söylemişti. Bunun üzerine olayı hemen Alevi-Sünni meselesi haline getirilerek provokasyonlar başlamış sanki belediyenin Cemevi ve Alevi düşmanlığı yaptığı tarzında gösteriler yapılmıştır. Oysa ayni vadi içerisinde proje gereği 2 adet cami daha önce yıkılmış, sonra başka yerlere yapılmıştır. Bir proje içerisinde tüm gecekonduların yıkılmasından ve yerine yeni yapıların yapılmasından daha doğal bir olay olamaz. Büyükşehir Belediyesi olarak özellikle Cemevleri konusundaki hassasiyetimiz 15 yıldan bu yana ortadadır. Sırf provokasyonlara meydan vermemek maksadıyla kaçak yapılan cemevlerine bile bugüne kadar müdahalede bulunulmamıştır.
En son Dikmen Vadisi 5. Etapta CHP Yetkililerinin de temel atma törenine katıldığı Cemevi, imar planına aykırı yönleri olmasına rağmen bugüne kadar tarafımızdan gündeme dahi getirilmemiştir. Bunun tek nedeni provokasyonlara meydan vermemektir. Ankara Büyükşehir Belediyesi, her yıl 400 bin paket gıda, 110 bin ton kömür, 100 bin adet kırtasiye, kaban ve ayakkabı dağıtırken vatandaşların arasında Alevi-Sünni ayrımını kesinlikle yapmamış ve bu yönde tek bir şikayet olmamıştır. Alevi-Sünni ayrımı yapmak alçaklıktır, şerefsizliktir, bölücülüktür. Ülkenin bütünlüğüne ihanettir. Böyle bir şeyi kabul etmek asla mümkün değildir. Bu bölücülüğü ancak provokatörler ve bölücüler yapar. Kim asıl meselenin bu olmadığını bildiği halde kendi çıkarlarını Alevi-Sünni tartışmasına dökmek istiyorsa onlar da vatan haini ve alçaktır. Bu gerçekler bilinmesine karşın medyada da Dikme Vadisi'nde Sanki Alevi-Sünni çatışması varmış gibi haber uydurup düzenleyenler de aynı şekilde vatan haini ve bölücüdürler. Bu tip haberlerin arkasında mutlaka yurt içi ve dışı bölücü unsurları aramak gerektiği açıktır. Olmayan bir şeyi varmış gibi göstermek kadar büyük bir provokatörlük ve hainlik olamaz. Sağduyulu vatansever medya kuruluşlarının bu konuda daha dikkatli davranacaklarına inanıyoruz.'' (CİHAN)